18 Şubat 2026 Birleşik Krallık, Türkiye. Boğulmaya başlamış bir yüzücü düşünün ve aniden birisi ona can simidi atıyor. Başı suyun üstünde, nefes alabiliyor ama kıyı hâlâ çok uzakta ve gücü tükeniyor. British Steel bugün kendini kabaca böyle bir durumda buluyor – Scunthorpe’da 3500 işçiyle Britanya’nın en eski çelik fabrikası. Ankara-İzmir yüksek hızlı demiryolu hattı için ray tedarikine yönelik Türk siparişi işte o can simidi. Tek soru: Hükümet onu kurtarmaya mı yoksa batmaya mı bırakacağına karar verirken yüzücünün kıyıya ulaşacak gücü olacak mı?
Erg International Group ile yapılan ve “sekiz haneli” olarak nitelendirilen anlaşma, 36.000 ton ray tedarikini içeriyor. Bu, başkent ile liman kenti İzmir arasında 599 kilometrelik hat döşemeye yetecek kadar. Proje iddialı: seyahat süresi kısalacak, CO₂ emisyonları azalacak ve Türkler modern bir elektrikli hatta kavuşacak. İngilizler ise North Lincolnshire fabrikasında 23 yeni iş ve on yıl sonra ilk kez 24 saat vardiya alıyor. Küçük ama memnuniyet verici bir gelişme.
Türk iş dünyası ve yatırımcılar için: British Steel’e verilen bu sipariş, Türkiye’nin altyapı projelerinin uluslararası çelik piyasasında yarattığı etkiyi gösteriyor. Ankara-İzmir YHT gibi dev projeler, sadece Türkiye’nin ulaşım ağını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel çelik üreticileri için de önemli bir talep kaynağı oluşturuyor. Yerli üreticilerimizin de bu tür projelerde daha fazla yer alması, sektörün geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Hem Umut Veren Hem Korkutan Rakamlar
Önce iyi haberler. The Guardian, sözleşmenin İngiliz İhracat Kredi Ajansı UK Export Finance tarafından desteklendiğini yazıyor. Bu sadece ticari bir anlaşma değil, devletten bir güven jesti. UK Steel başkanı Gareth Stace, ray ürünlerini “stratejik açıdan önemli, yüksek değerli ürün” olarak nitelendiriyor. Ve haklı: kaliteli ray yapmak, inşaat demiri bükmek gibi değil. Teknoloji, sertifikasyon ve itibar gerektirir. British Steel tüm bunlara sahip ve Türk siparişi bunun en iyi kanıtı.
Geçen yıl, Birleşik Krallık’ta çelik üretimi bir asrı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi.

Ama şimdi kan donduran rakamlar. Geçen bahar, Çinli Jingye’nin fabrikayı kapatma planlarını açıklamasının ardından günlük kayıplar 700.000 Sterlin* (yaklaşık 41,3 milyon TL / 949.000 Dolar) seviyesindeydi. Hükümet acil müdahale etti, yönetimi devraldı – ve sonuç? Geçen ay parlamentonun açıkladığı verilere göre, kayıplar günlük 1,2 milyon Sterlin*e (yaklaşık 70,8 milyon TL / 1,63 milyon Dolar) yükseldi ve toplam borç 359 milyon Sterlin*i (yaklaşık 21,2 milyar TL / 486,5 milyon Dolar) aştı. Bunlar parlamento oturumlarındaki veriler ve hayallere yer bırakmıyor.
Krizin Anatomisi: Bu Noktaya Nasıl Gelindi?
British Steel’in düşüş hikayesi, kötü sonla biten birkaç bölümlük bir roman. 2016’da fabrika yatırım grubu Greybull Capital tarafından satın alındı. 2019’da iflas. 2020’de Çinli Jingye tarafından kurtarıldı. Mutlu son gibi görünüyordu. Ama geçen yıl Jingye açıkladı: kapatıyoruz, kârsız üretimi finanse etmekten yorulduk. Hükümet elinde bir kova suyla yanan eve koştu ama görünen o ki o su sihirli değil. Fabrikanın geleceği belirsizliğini koruyor ve analistler retorik bir soru soruyor: Vergi mükellefleri, giderek daha az çelik üretirken borçları artan bir fabrika için daha ne kadar ödemeye hazır?
Şimdi Ne Olacak? Hayallere Yer Bırakmayan Bir Görüş
Gareth Stace’in yorumunu dikkatle tekrar okudum. Alıntı yapmaya değer bir cümle var: “Tek tek sözleşmeler bu sektörün karşı karşıya olduğu yapısal sorunları çözemez.” Türk siparişi, açık bir yaraya yapıştırılan bir bandaj. Kanama durdu ama yara iyileşmedi.

İngiliz çelik üretiminin tek seferlik zaferlere değil, sistematik bir terapiye ihtiyacı var. Ucuz enerji – bir. Dampingden korunma – iki. Uzun vadeli bir gelişim stratejisi – üç. Bunlar olmadan, her yeni sözleşme sadece kaçınılmaz olanı geciktirir. 36.000 ton ray harika. 23 yeni iş Scunthorpe için bir kutlama. Ama günlük 1,2 milyon Sterlin zarar, ortadan kaybolmayan bir mezarcı.
Geçen yıl parlamento kamulaştırmayı tartışmak için olağanüstü toplandı. Şimdilik acil durum yönetimi ile idare edildi. British Steel’in hayatta kalıp kalmayacağı sorusu hala açık. Ve Türk sözleşmesi, tüm avantajlarına rağmen, bu soruyu yanıtlamıyor. Sadece zaman kazandırıyor. Asıl soru, o zamanın nasıl kullanılacağı.
*Not: Türk Lirası tutarları, 18 Şubat 2026 tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanmıştır (1 GBP = 59 TL). Dönüşüm yalnızca referans amaçlıdır. Güncel hesaplamalar için döviz çevirici‘yi kullanın.
